travesti siteleri travesti adresleri bu sitede

GiRiŞ

Tarihçe

Icat gibi geç 1910′larda olarak, fenomen yeni değil. Bu İbranice İncil’de sevk edildi. ilk icat edildi ve hala duyuların çeşitli kullanılan beri kelime anlamı çeşitli değişikliklere uğramıştır.

Terimin kökeni

Magnus Hirschfeld kelime icat travestiliği (Latince gelen trans- , “karşısında, üzerinde” ve vestitus çapraz soyunma cinsel ilgi başvurmak için, “giyinmiş”). O alışkanlıkla ve gönüllü elbiselerini giydi kişileri tanımlamak için kullanılan Karşı cinsten. Travestiler Hirschfeld’in grubu ile, hem erkeklerde hem kadınlarda oluşuyordu heteroseksüel , eşcinsel , biseksüel ve aseksüel yönelimleri.

Kendisi terimi ile mutlu değildi Hirschfeld:. O giyim, çeşitli içsel psikolojik durumların temelinde seçilen sadece bir dışa sembolü olduğuna inanılır Aslında, Hirschfeld ilk isim değişiklikleri gerçekleştirmek için insanlara yardımcı (hukuki verilen isimler ve cinsiyete özgü olması gerekmektedir Almanya ) ve ilk rapor gerçekleştirilen cinsel değiştirme ameliyatı . Hirschfeld adlı travesti nedenle, bugünün koşulları, travesti değil sadece, ama insanların çeşitli transseksüel yelpazenin. 

Hirschfeld da fark cinsel uyarılma genellikle transvestizmin ile ilişkili bulunmuştur. Daha yeni bir terminoloji, bu bazen adlandırılır autogynephilia . Hirschfeld da açıkça bir kişinin “kontra-cinsel” (transgender) duygu ve bir ifadesi olarak transvestizmin arasındaki ayırt fetişist ikincisi diğer cinsiyetin kıyafetlerini giyen dahil olsa bile, davranış. 

Çapraz giyinme

Yakkun Sakurazuka bir öğrenci olan çapraz soyunma

1970′lerde gerçekleşen tüm değişikliklerden sonra, büyük bir grup kendilerini tanımlamak için bir kelime etmeden kaldı: geleneksel kadınsı kıyafetler giymek heteroseksüel erkek (yani, erkek gövdeli, erkek-tespit gynephilic kişidir). Bu grup dönem “travestilik” ile mutlu değildi.  Bu nedenle, dönem “cross-dresser” icat edildi. Kendi tanımlanan çapraz gelinler genellikle fetişist niyetleri var, yok olmak yerine kadın giysi giymek ve sık sık hem hayran ve kadınları taklit erkekler.

Bu grup yaptım ve bazen hala eşcinsel erkek ve transseksüeller hem kesinlikle kendilerini-mesafe etmez ve genellikle de herhangi bir fetişist niyetleri inkar. Bu muhtemelen açık tanımına neden bu gelişme transvestik fetişizmi transvestizmin itibaren belirgin bir biçimde farklı olarak. 

Insanların bu grup kamuoyunun dikkatini elde Ancak, bunlar genellikle travestiler ziyade çapraz gelinler olarak sevk edildi. Bu led, paradoksal transvestizmin başka kullanımı için: çapraz giyinme, erkek gövdeli, erkek-tespit heteroseksüel kişiler. Bu grup “çapraz gelinler” tipik olarak kendini tanımlar. 

Çapraz giyinme, en az altı aylık bir süre içinde erotik amaçlar için oluşur ve önemli bir sıkıntı veya bozulma neden olduğunda, davranış dikkate alındığında ruhsal bozukluk içinde Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı , psikiyatrik tanı “transvestik fetişizm” dir uygulanmıştır.

Kültür

Bazı kültürlerde, travesti , dini, geleneksel ya da törensel nedenlerle uygulanmaktadır. Örneğin, Hindistan’da Hindu tanrısı bazı erkek hayranları Krishna özellikle, Mathura veVrindavan’a , kadın kıyafetleri elbise onun eşi, tanrıça gibi poz Radha bağlılığın bir hareket olarak,. İtalya, In Napoliten femminielli ( kadınsı erkek) gelinlik giymek, denilenmatrimonio dei femminielli (femminielli evlilik), bir alayı, sokaklarda görünüşe sahip bir geleneği gerçekleşir pagan kökenleri. 

Posted in Genel, haberler, travesti, travesti haberleri, travesti nedir | Tagged , | Leave a comment

Travesti travestiler trv nedir?

Travesti Nedir ile ilgili haberler?

Travesti nin Türkiyedeki açılımı bir erkeğin yada kadının karşı cinse geçmesi ve görüntüsünü hormon dengesini tamamen kadın yapmış ama operasyon geçirmemiş kişilere denir ama travestilik asıl  tanımı için wikipediaya girip gerçek anlamını görebilirsiniz.

travesti

travesti tanımı travestilik

Trv nedir dersek travesti kelimesinin kısaltılmış hali diyebiliriz. Travestiler renkli kişilikleri ile ön plana çıkan bireylerdir. Yaşam biçimleri biraz marjinal olsada normal bir hayatı seçerler ve içlerinden birçoğu gayet normal hayatlar yaşamayı tercih ederler.

Posted in Genel, haberler, travesti, travesti haberleri, travesti nedir | Tagged , , | Leave a comment

Galaxy S5\’i Cayır Cayır Yaktılar

Galaxy S5\'i Cayır Cayır YaktılarAkıllı telefon pazarında rekabet her geçen gün biraz daha artarken, yeni nesil üst seviye akıllı telefonlar için yapılan karşılaştırmalar ve ağır test uygulamaları devam ediyor. Bu seferki test konuğu ise, geçtiğimiz ay MWC 2014 etkinliğinde kullanıcı karşısına çıkan Samsung Galaxy S5. Geçtiğimiz günlerde sizlerlede paylaştığımız haberimizde, Galaxy S5’in ekranına defalarca çekiçle vurulmuş ve Gorilla Glass’ın kullanıldığı ön camın dayanıklılığı ölçülmüştü. Şimdi de ilk günden satış rekoru kırmayı başaran Galaxy S5’i; Benzin döküp yaktılar! İşte o görüntüler… İzleyin…Dünyanın en ünlü şirketlerinde çalışma imkanı için tıklayın!

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Kansızlık kalpte ritm bozukluğuna yol açabilir

Kansızlık kalpte ritm bozukluğuna yol açabilirCentral Hospital’dan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan Coşkun Turan, Kalp Haftası nedeniyle kalpteki ritim bozuklukları konusunda uyarıyor: “Stres, uyku bozuklukları, çay, kahve ve Alkol tüketiminin fazla olması, tiroid bezinin fazla çalışması, ciddi kansızlık ve kullanılan bazı ilaçlar ritim bozukluğunu tetikler.” Kalp normalde dakikada 60-80 civarı düzenli kasılma yapar ve kan pompalar. Kalp hareketlerini engelleyen her türlü etken ritim bozukluğuna neden olabilir. Kalpte ritim bozukluğu kalbin kendisinden kaynaklanabildiği gibi kalbinde hiçbir sorun olmayan kişilerde de dış faktörlerden nedeniyle de gözlemlenebilir. Örneğin; stres, uyku bozuklukları, çay, kahve ve alkol tüketiminin fazla olması, tiroid bezinin fazla çalışması, ciddi kansızlık ve kullanılan bazı ilaçlar ritim bozukluğunu tetikler. Çay, kahve ve kola tüketiminden kaçınmak yeterli olmayabilirDış faktörler olarak belirtilen çay, kahve, kola, uykusuzluk ve stres gibi tetikleyici unsurlardan kaçınmanın yeterli olmadığı hastalarda, altta yatan nedene bağlı olarak farklı medikal tedaviler uygulanır. Kalbin atış hızının fazla azaldığı ya da kalp kasılma sorunlarının olduğu hastalarda kalp pilleri kullanılır. Kalpte ritim bozukluğunun belirtileri kişi tarafından çok kolay anlaşılır: Çarpıntı hissi, göğüs kafesinde bir kuş kanat çırpıyormuş hissi, kalp atışlarında tekleme, kalbin duraklayıp tekrar çalışıyormuş hissi vermesi, nefes alamama, fenalık hissi varsa, kişi mutlaka bir kardiyoloji uzmanına muayene olmalıdır. Nadiren de olsa ritim bozukluğuna bağlı baş dönmesi, göz kararması, bayılma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Ritim bozukluklarının tehlikeli bazı türleri, özellikle kalbin yapısal sorunlarıyla bir araya geldiğinde ani ölüm sebebi de olabilir. Sağlıklı kişilerde de ritm bozukluğu olabilirZaman zaman sağlıklı insanlarda da atriyum veya ventrikül gibi değişik kalp boşluklarından kaynaklanan ekstrasistol yani düzensiz vuruşlar olabilir. Bu tip belirtilerin hastalık boyutunda bir ritim bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerekir. Ekstrasistol denilen düzensiz vuruşlara, eğer kalp yetersizliği veya benzeri yapısal kalp sorunları eşlik etmiyorsa, genellikle herhangi bir tehlike arz etmezler ve hastaya rahatsızlık veren bir çarpıntı hissine neden olmadığı sürece tedavi gerektirmez.  Ritm bozukluğu tek tip değildirRitim bozukluğu olarak adlandırılan tek bir hastalık yoktur. Ritim bozukluklarının onlarca farklı türü ve her türün de farklı önemi bulunur. Dış etkenlerin yanı sıra kalpte ritim bozukluğuna neden olan yapısal sorunlar da bulunur. Kalpte, kapak, damar veya kas sorunları gibi çoğunlukla sonradan edinilen hastalıklar olabildiği gibi, ailesel geçişli yani genetik kökenli ritim sorunları da görülebilir. Genetik geçişli ritim sorunları arasında, doğumdan itibaren var olan fakat belirti vermeyen, spor, ani stres veya heyecan durumunda ortaya çıkabilen, bazı alerji, mantar hastalığı ilaçları antibiyotikler ve zayıflama ilaçları kullanımı sonrasında kalp durması nedeniyle ani ölüme yol açabilen türleri bulunmaktadır. Özellikle kitlesel sorumluluk taşıyan pilotluk veya ağır vasıta şoförlüğü gibi yüksek riskli meslekleri yapacak kişilerle, sportif aktiviteye başlayacak gençlerin detaylı bir kalp kontrolünden geçirilmeleri mutlaka önerilir. Atriyal Fibrilasyon denilen ritim bozukluğu, kanın kalp içinde iyi hareket edemeyip koyulaşarak pıhtılaşmasına, bazı durumlarda da pıhtıdan kopan parçaların farklı damarları tıkamasına neden olabilir. Bu risklere karşı doktor tarafından medikal tedaviye ek olarak kan sulandırıcı ilaçlar kullanılır. Bu ritim bozukluğunda risk ömür boyu devam ettiği için kan sulandırıcı ilaçlarında ömür boyu kullanımı gerekmektedir. Strese dikkat!Ritim bozukluğunun sebebi ne olursa olsun, stres tüm ritim sorunlarını olumsuz etkiler. Stresle başa çıkma, olaylara tepki verme alışkanlıklarının değiştirilmesi, zihinsel ve bedensel gevşeme teknikleri konusunda eğitimlerin alınması ve uygulanması, ritim bozukluğunun pek çok türünde olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlar.  Tedavi süreci ritm bozukluğu türüne göre değişirRitim bozukluğu teşhis edilirken türü, sıklığı dikkate alınmalı; kalp kasları, kapakları veya damarlarındaki sorunlarla beraber değerlendirilmelidir. Hastalığa yaklaşım ve tedavi de ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Özellikle şikayet esnasındaki kalp elektrosunun çekilmesi,  hastalığın teşhisi için çok önemlidir. Diğer tetkiklerle beraber, özellikle Ritm Holteri tanıda yardımcı olur. Ritm Holter, hastanın koluna veya kemerine takılan, 24-48 saat süreyle hastanın üzerinde kalan ve bu süre zarfında kalp atışlarını takip ve kayıt eden, anormalliklerin dökümünü veren bir sistemdir. Daha seyrek olan ritm bozuklukları için Transtelefonik EKG yöntemi uygulanır. Şikayet sırasındaki kalp ritminin tespitinde kullanılan bu yöntemle, hasta şikayet esnasındaki kalp elektrosunu bir cihazı göğsüne değdirip düğmesine basarak çekebilir ve ilgili merkeze telefon yoluyla gönderip dökümünü sağlayabilir. Çok daha seyrek olan ritm bozukluklarının tespit edilebilmesi ve o sırada olan bir düzensizliğin saptanabilmesi için cilt altına yerleştirilen, aylarca duran ve hastanın ritmini takip eden Event Recorder denilen mini cihazlar da kullanılmaktadır.  Bazı ritim bozukluklarında, elektriksel düzensizliği üreten kalp içi odağı bulmak için Elektrofizyolojik uygulama yöntemine başvurulur. Anjiyografi işleminde olduğu gibi kasık damarlarından girilerek kalp içindeki değişik bölgelere ilerletilen elektrodlarla, tıpkı bir elektrikçinin kontrol kalemiyle tesisatı kontrol edişindeki gibi, sorunlu elektriksel odağın tespiti yapılır. Sorunlu odak tespit edilince Ablasyon yöntemine yani radyofrekans enerjisi veya soğuk uygulayarak bu odağı ortadan kaldırmaya sıra gelir. Bu yöntemle ritim bozukluklarının türüne göre değişen başarı oranları söz konusudur.  

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Nymphomaniac filmi dört üniversitede gösterilecek

Nymphomaniac filmi dört üniversitede gösterilecek Lars Von Trier’in Türkiye’de sinemalarda gösterimi yasaklanan ve yalnızca İstanbul Film Festivali’nde izlenebilecek Nymhomaniac filmi dört üniversitede perdeye taşınıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sinema Topluluğu (ODTÜ SİTop) , Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü (bü(s)k), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Sinema Topluluğu, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Diş Sinema’nın düzenlediği gösterimler bugün ve yarın kampüslerde gerçekleşecek   SANSÜRÜ SIFIRLIYORUZDört üniversiteden dört öğrenci kulübünün açıklamasında şu ifadeler yer alıyor. “Bir demokrasi trolü olan ‘uzun adam’ın her söylemini eyleme dönüştüren devlet bürokrasisiyle karşı karşıyayız. “BÜ(S)K, ODTÜ SiTop, İTÜ Taşkışla Sinema ve İstanbul Üniversitesi Diş Sinema olarak yasaklara ve antidemokratik uygulamalara karşı, gösterimi yasaklanan NYMPHOMANIAC filmini eşzamanlı perdeye taşıyarak ‘sansürü sıfırlıyoruz.” ‘HAYATLARINA SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ’“Sokakta katil, evinde hırsız hükümet; sinema öldürüp AVM yapıyor, fonlarımızı çalıp muhafazakar sanat üretimini dayatıyor.”"Tüm antidemokratik, baskıcı, otoriter uygulamalar karşısında filmsever herkesi sinemalarına, üretimlerine, özgürlüklerine, söz söyleme haklarına; hayatlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.” NASIL YASAKLANDI? 14 Mart Cuma günü vizyona girmesi beklenen “Nymphomaniac” filminin Türkiye çapında sinemalarda gösterilmesi 3 Mart’ta yasaklandı. Vizyona girecek filmleri değerlendiren Değerlendirme Sınıflandırma Alt Kurulu, filmi izledikten sonra herhangi bir değerlendirmede bulunmadan kararı Değerlendirme Sınıflandırma Üst Kurulu’na bıraktı. Üst Kurul iki üyenin itirazlarına karşın filmin sinemalarda gösterilmemesine karar verdi. !f İstanbul Film Festivali’nde Lars Von Trier tarafından sansürlenmiş versiyonuyla gösterilen film İstanbul Film Festivali bünyesinde izleyiciyle buluşuyor.  “Nymphomaniac”, 50′li yaşlarının başındaki bir kadının çocukluğundan itibaren ilişkilerini anlatıyor. Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Christian Slater, Jamie Bell, Uma Thurman, Willem Dafoe gibi oyuncuların rol aldığı film, geçen ay Berlin Film Festivali’nde sansürsüz olarak gösterilmiş ve eleştirmenlerden övgüler almıştı. (bk) GÖSTERİMLER ODTÜ, Pazartesi/Salı, 19:00, Fizik U-3 Amfisi Boğaziçi Üniversitesi, Salı 17:30, İbrahim Bodur Salonu İTÜ, Salı 19:00, Taşkışla Salon 213 İÜ, Çarşamba 16:30, Prof. Dr. Altan Gülhan Salonu Video için tıklayın 

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Soyguncu oldu

Soyguncu oldu

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Dikkat! Sinsice ilerliyor!

Dikkat! Sinsice ilerliyor! Türkiye genelinde yapılmış kapsamlı bilimsel bir araştırma olmasa da sağlık Bakanlığı’nın desteklediği bir çalışma gösteriyor ki; ülkemizde prostat kanseri endüstrinin geliştiği İstanbul, Ankara gibi bölgelerde daha sık görülüyor. Diğer bölgelere oranlara gelişmiş endüstri bölgelerinde sık görülmesi ise, bazı meslek gruplarına bağlanıyor.  Özel olarak tanımlanmış bir meslek grubu olmasa dahi, böcek ilacına maruz kalanlar, petrol ve kimya sanayi çalışanları, yüksek manyetik alan ve elektrik sanayi çalışanlarında prostat kanserinin daha sık görüldüğü bildiriliyor. Buna karşın mesane kanserinde ise durum daha farklı ve mesleklerle yakından ilişkili ilerliyor. Mesane kanseri kimyasallarla yakından ilgili olduğu için, özellikle kauçuk, boya, deri, kaplama ve alüminyum sanayi çalışanları ve kimya sanayi çalışanlarında artmış bir risk söz konusu oluyor. Tüm bu etkenler ek olarak sigara içimi de diğer tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi prostat ve mesane kanserine yakalanmak ihtimalini büyük oranda artıyor.   ‘1 Dakikalık Muayene ve Kan Taraması Hastalıkları Erken Evrede Yakalayabiliyor!’ Prostat Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Faruk Yencilek; ‘günümüzde, endüstrileşme, kimya sanayisinin büyümesi ve sigara kullanımının artmasıyla beraber artış gösteren prostat ve mesane kanseri, 1980’li yıllarda ve 90’ların başında geç evrelerde saptanabiliyorken, bugün her iki kanser türü de gelişen teknolojiyle beraber erken evrede yakalanıp başarı ile tedavi edilebiliyor. Prostat kanserinde ise 1 dakikalık rektal muayene ve kanda yapılan PSA ölçümü teşhis edilebiliyor’ diyor.   Mesane kanseri hastalarının doktora başvurmada ilk şikayeti, %85 oranında idrarda ağrısız kanama olarak öne çıkıyor. Bunu takip eden şikayetler ise enfeksiyonla karıştırılmakla beraber, idrarda yanma ve sık idrara çıkma isteği olarak kendini gösteriyor. Prostat kanserinde, günümüzde kanser taraması daha sık yapıldığından hiçbir belirti yokken hastalığı yakalamak mümkün olabiliyor. Hastalıkta, kesin bir belirti olmamakla birlikte zorlu idrar yapmak, kesik kesik idrar yapma ve sık tuvalete çıkma gibi sıkıntılara görülebiliyor. Prostat kanseri vakalarında en sıkıntılı durum ise, herhangi bir belirti olması durumunda erken evrenin geçirilmiş olması. Doç. Dr. Faruk Yencilek, özellikle vurgulanan tarama testlerinde amacın, hastalığın prostatın dışına çıkmadan yakalanmasını sağlamak olduğunu dile getiriyor.   Prostat Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Faruk Yencilek; doktordan çekinen hastalara ise bazı hatırlatmalar yaptı: “Doktordan çekinerek sağlıklı olma yolunda yapılan tüm girişimler sağlıksızdır. Hangi test olursa olsun bütün bunların bireysel olarak yorumlanması ve değerlendirilmesi için hekime ihtiyaç vardır. Prostat kanserinde önemli olan hastalığı daha prostatın dışına çıkmadan yakalamaktır. Çünkü erken aşamadaki prostat kanseri ameliyat dışında HIFU gibi farklı yaklaşımlarla da tedavi edilebiliyor.”  ‘Sigaraya hiç başlamamak en iyi risk azaltıcı yaklaşımdır!’ Prostat Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Faruk Yencilek; ‘mesane kanseri için en önemli riskin sigara olduğunu söylüyor ve ekliyor : ‘Ağır içici olarak adlandırılan ve günde 1 paketten fazla sigara içenlerde risk 5 kat daha yüksektir.  Sigara bırakıldığında mesane kanseri gelişme riski ilk 4 yılda %30, sonraki 25 yılda %60 oranında azalır. Ancak hiçbir zaman sigara içmeyenler seviyesine inmez. Dolayısıyla sigaraya hiç başlamamak en iyi risk azaltıcı yaklaşımdır. Ayrıca kimyasal sanayi çalışanları, kemoterapi kullananlar, radyoterapi görmüş olanlar, uzun süreli taşı olanlar ve uzun süreli sondalı kalanlar da risk grubu içindedir.’ “Prostat kanserinden korunmak için; Hayvansal yağ ve kırmızı et tüketimine dikkat edilmeli’ Prostat kanseri korunmak için fazla hayvansal yağ ve kırmızı et tüketilmesinden kaçınmalı ve meyve, sebze tüketimi artırılmalıdır. Fazla kalorili fast food beslenmeyi terk etmeliyiz. Obezite ile mücadele edilip ideal kiloya spor yaparak düşülmelidir. Mesane kanserinden korunmak içinse sigara kullanılmamalı ve pasif içici olmamalıyız. Kimya sanayi çalışanıysak veya kimyasallarla ilgili işimiz varsa mutlak olarak kimyasallardan direk temastan kaçınmalıyız ve mesleki koruyucu tedbirlere uymalıyız.   Prostat kanserinde 3 risk grubu Prostat kanserinde en önemli risk grupları genetik, ırk, yaş olarak öne çıkıyor. Birinci derece yakınlarda 1 kişide prostat kanseri varsa risk 3 kere, 2 yakınında varsa risk 5 kere, 3 yakınında varsa risk 11 kere yüksektir. Ayrıca yaş ilerledikçe paralel bir şekilde artan prostat kanseri en çok Amerikalılarda ve siyah ırklarda görülüyor. 

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Renault ZOE, 2014 ‘Monte-Carlo ZENN’ Rallisi’nde zafer elde etti

Renault ZOE, 2014 ‘Monte-Carlo ZENN’ Rallisi’nde zafer elde ettiZENN Rallisi (Sıfır Emisyon, Gürültüsüz), Monte-Carlo Yeni Enerji Rallisinin “en yeşil” bölümü ve sadece elektrik motorlu araçlara açık. Beşinci kez düzenlenen yarış, Monaco’da 21 – 23 Mart 2014 tarihleri arasında düzenlendi ve 46.51km ile 88.08km arasında üç özel etaptan oluştu.Yarış, göz kamaştırıcı ve bol virajlı La Turbie ile Peille arasında ve Akdeniz kıyısının yükseklerinde Sainte Agnès ve La Turbie arasındaki yollarda gerçekleşti. Yarışçılar,  en fazla etabın geçildiği günde, hem sağanak yağış hem de sis ile mücadele etmek zorunda kaldı.Yarış Monaco’da liman bölgesinde yapılan bir özel etap ile sona erdi.Yaklaşık iki yıl önce, Haziran 2012’de, ZOE, 1.618km ile 24 saatte katedilen mesafe dünya rekoruna imza atmıştı. ZOE, bugün Monte Carlo ZENN Rallisi’ne ilk kez katılımında, elde ettiği sonuçlar ile teknik ve dinamik kapasitesini bir kez daha kanıtladı.•    Rallye Monte-Carlo ZENN Genel Klasman 1.liği•    En iyi zaman 1.liği•    Enerji tüketim 1.liği•    Özel parkur 1.liği•    Takım 1.liğiMonte-Carlo ZENN Rallisi sonuçlarıGenel klasman1. Renault ZOE2. MITSUBISHI I-MIEV3. THINK CITYEn iyi zaman1. RENAULT ZOE2. THINK CITY3. MITSUBISHI I-MIEVEnerji tüketim  1. RENAULT ZOE2. RENAULT ZOE3. MITSUBISHI I-MIEVÖzel etap1. RENAULT ZOE2. CITROEN C-ZERO3. RENAULT ZOETakım şampiyonluğu1. RENAULT ZOE2. CITROEN C-ZERO3. RENAULT ZOEMüşterilerin yüzde 98’i… ve pilotların yüzde 100’ü Renault ZOE’dan memnun!3 Renault ZOE ile yarışa katılan Z.E. ZOE TAKIMI, üç ekipten oluşuyor:  •    Birinci gelen Greg Jonkerlinck ve co-pilotu Yves Munier’den oluşan ekip•    Dört etaptan ikisini 4. sırada bitiren Christophe Bourgeois’nın temsil ettiği ‘basın’ ekibi•    Frédéric Allari ve co-pilotu Nathalie Rouvier’den oluşan özel’ ekip. En iyi zaman başarıları ve muhteşem performansları ile genel klasmanda 5. sıraya yerleştiler. Renault ZOE, sürüş keyfi ve çevreye saygıya hizmet eden bir teknoloji ürünü. ZOE, günlük kullanım ve yarış parkurunda, elektrik motorlu araç sınıfında 210 kilometre NEDC (tüketici sürüşünde 100 ile 150 km arasında) ile en iyi performansı sunuyor.“Bu zafer bir devrimin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor” diyor Greg Jonkerlinck – pilotMonte-Carlo ZENN Rallisi’ne katılan üç pilot, ZOE’nin güçlü yönlerinden övgüyle bahsetti:•    Kullanıcı dostu: kolay sürüş, vites kutusu olmayışı avantaj…•    Yol tutuş: ZOE’nin bataryasının zeminin altında bulunması nedeniyle, optimum düzeyde ağırlık dağılımına sahip, amaca yönelik olarak dizayn edilmiş bir elektrik motorlu araç•    Etkin performans: maksimum tork (220Nm) örneğin keskin bir virajda hızlanırken çok önemli bir özellik olan, etkin ve hızlı bir biçimde sunuluyor.•    Menzil optimizasyonu: R-Link multimedya sistemi ile sunuluyor.•    Menzil: ZOE’nin Menzil Optimizer özelliği sayesinde, 88 km’lik parkurda bile menzil, yüzde 42’nin altına düşmüyor. Böylece pilotlar sadece yarışa odaklanabiliyor.•    Hızlı şarj: 22kW şarj sayesinde hızı şarj olanağıSayılarla Monte-Carlo ZENN Rallisi•    18 ekip•    7 farlı ulus•    9 marka•    5 kategori, 5 ZOE zaferi•    200km civarında özel etap•    8 saat sürüş

Posted in Genel | Tagged , , | Leave a comment

Renault’da Nisan ayında çok cazip fırsatlar!

Renault’da Nisan ayında çok cazip fırsatlar!2013 model tüm Renault binek ve ticari modellerinde 15.000TL, 15 ay vade için yüzde sıfır faiz fırsatı bulunuyor. 2013 modeller için diğer bir fırsat da kredi koruma sigortası olan Maxxi Korumalı 24 aya kadar 48.000TL için yüzde 0,99 faiz,  48 ay vade için ise yine 48.000TL için yüzde 1,09 faiz kampanyası.2014 model Yeni Clio ve Clio Sport Tourer için 15.000TL için 15ay sıfır faiz uygulaması yer alıyor. Kampanya kapsamında Renault Clio 38.900TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.2014 model Master ve Trafic modellerinde ise müşteriler, Maxxi Korumalı olarak 24 ay 48.000TL için yüzde 0.99, 48 ay 48.000TL’ye kadar 1.09 faiz  kampanyasından faydalanabiliyor.Tüm bu fırsatların dışında 2013 model Renault’nun tüm benzinli modellerinde 2.000TL ekstra indirim fırsatı sunuluyor.

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Dişlerinize zarar veren 15 kötü alışkanlık…

Dişlerinize zarar veren 15 kötü alışkanlık… Dişlerinize zarar veren kötü alışkanlıkların neler olduğunu Hisar Intercontinental Hospital Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Banu Okur Çakmakcı’dan öğrendik… Biberon kullanmakBebeğinize meyve suyu, süt ya da formül mamayı uyku saatinde biberonla vermek diş çürüklerine davetiye çıkarabilir. Bu nedenle bebeğinize gece yatmadan önce sıvı veriyorsanız biberon ağzındayken uyumamasını sağlamaya çalışın.  Diş gıcırdatmak Stres ve uyku alışkanlıklarının neden olduğu diş gıcırdatma zamanla dişlerinize zarar vererek ağrıya yol açar. Gündüzleri sert gıdalardan kaçınarak ve geceleri koruyucu apareyler kullanarak ağrıdan kurtulabilirsiniz.  Sakızlı şeker çiğnemekTüm şekerli besinler, özellikle daha uzun süre çiğnendiği için şekerli sakızlar diş çürüğünü teşvik eder.  Şişe kapağı açmak için dişleri kullanmak Dişlerinizle şişe kapakları ya da plastik ambalajları açmayı denemeyin. Bu yanlış alışkanlık dişlerinizde çatlaklara neden olabilir.  spor içecekleri ve meyve sularını çok tüketmekSpor içecekler enerji verme özelliği taşıdığından içlerindeki şeker oranı genellikle yüksektir. Bu içecekler diş minesi üzerinde asit saldırısı oluşturur. Bu tarz içecekleri sık tüketirseniz dişleriniz daha hızlı çürür. Meyve suyu pek çok vitamin ve antioksidanı bir arada içerse de ne yazık ki çoğunda şeker vardır. Bu yüzden hazır meyve suları yerine mevsiminde taze olarak sıkılmış meyve suları tüketin. Ayrıca su ekleyerek şeker içeriğini de azaltabilirsiniz.  Sık sık atıştırmakÇok sık atıştırmak dişlerinizde gıda kalıntıları bırakarak bakteri plağı oluşumuna neden olur; bu da çürümeyi hızlandırır.   Kalem çiğnemekİş stresinden ya da yoğunlaştığınız zamanlarda kalemlerin başlarını çiğniyorsanız dişlerinize ciddi zarar veriyor olabilrsiniz.  Kahve ve sigara içmekÇok fazla kahve tüketiyorsanız dişlerinizde zamanla renk değişimi ve sararmalar görülebilir. Eğer dişlerinizdeki renk değişikliği konusunda endişeleriniz varsa diş hekiminizle konuşun. Sigara gibi diğer tütün ürünleri de dişlerinizde lekelenme ve diş eti hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Tütün kullanımı aynı zamanda ağız kanserinin de en önemli nedenlerinden biridir.  Yeme Bozukluğu ProblemleriÖzellikle tatlı tüketiminiz çok yüksekse diş çürümesi problemiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Ayrıca bulimia gibi yeme bozukluğu problemleri yaşıyorsanız sürekli kusmak, kusmuk içerisinde bulunan güçlü asitler nedeniyle dişlerinizi aşındırır ve kötü ağız kokusuna neden olur.  Çekirdek çitlemekÇekirdek çitlerken çekirdek artıkları ara yüzlere takılıp diş ve dişetine zarar verebilir. 

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

“Hakiki Batı Yakası Hikayeleri”

“Hakiki Batı Yakası Hikayeleri” Pera Müzesi film etkinlikleri kapsamında 28 Şubat – 7 Mart 2014 tarihleri arasında Pera Film, Hakiki Batı Yakası Hikayeleri: Bağımsız Amerikan Belgeselleri programına yer veriyor.  Ödüllü ve yeni Amerikan belgesellerinden oluşan program, bağımsız belgesel yapımcılarının gözünden Amerikan toplumunun ve kültürünün bir görünümünü sunuyor. Pera Film’in ABD İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle sunduğu bu seçki, Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı, National Board of Review İfade Özgürlüğü ödülü ve Amsterdam, Uluslararası Belgesel Film Festivali Özel Jüri Ödülü gibi pek çok ödül kazandı. Belgeseller, insan hakları, göç, evlat edinme, çevre ve basın özgürlüğü gibi çeşitli konuları ele alıyor ve gündemdeki toplumsal konulara farklı bakışlar, diyalog ve çağdaş sorunlara çözüm arayışı katalizörü olarak film yapımcılığının rolü hakkında kavrayışlar sunuyor.  Program Kapsamında Söyleşiler 28 Şubat Cuma günü Brooklyn Kalesi gösterimi ardından Michael Farris ile söyleşi gerçekleşecek. Farris, Konya Mevlana Üniversitesi eğitim Fakültesi’nde okutman. 2008′de Konya’ya gelmeden önce Kid Chess, Inc.’te mağaza müdürü olarak çalışan Michael, bu dönemde sınıf derslerini yönetti ve eğitimi kolaylaştırmak üzere koç takımlarını organize etti.  5 Mart Çarşamba günü İşitme Engellilerin Sahnesi filminin gösterimi ardından yönetmen Judy Lieff ile söyleşi gerçekleşecek. Lieff dans ve deneysel sinema eğitimi almış bir film yönetmeni. İşitme Engellilerin Sahnesi ilk uzun metrajlı belgeseli.  Söyleşiler ücretsizdir, Türkçe ardıl çeviri yapılacaktır. Ekte: Gösterim programı ve film bilgileriGösterim Programı  Pera FilmHakiki Batı Yakası HikayeleriAmerikan Bağımsız Belgeselleri 28 Şubat / February – 7 Mart / March 2014  28 Şubat / FebrurayCuma / Friday 18:00 Brooklyn Kalesi / Brooklyn CastleMichael Farris: Söyleşi / In Conversation  21:00 Yaşamaya Değer Hayatlar / Lives Worth Living 2 Mart / MarchPazar / Sunday 14:00 InocentRacine’de Pazartesileri / Mondays at Racine 16:00 Bizim Oranın Dışında / Off the Rez 18:00 Side by Side  5 Mart / MarchÇarşamba / Wednesday 16:00 Bizim Oranın Dışında / Off the Rez18:30 İşitme Engellilerin Sahnesi / Deaf JamJudy Lieff: Söyleşi / In Conversation  6 Mart / MarchPerşembe / Thursday 17:30 Yaşamaya Değer Hayatlar / Lives Worth Living19:00 Brooklyn Kalesi / Brooklyn Castle 7 Mart / MarchCuma / Friday 18:00 InocentRacine’de Pazartesileri / Mondays at Racine19:30 İşitme Engellilerin Sahnesi / Deaf Jam21:00 Side by Side  

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment

Fikret Mualla Dünya Tiyatro Günü’nde Hayal Perdesi’nde!

Fikret Mualla Dünya Tiyatro Günü’nde Hayal Perdesi’nde! Tiyatrodor’un ilk Oyunu “El-Bohem Fikret Mualla” Fikret Mualla’nın hayatını sahneye taşıyor. Oyun, Dünya Tiyatro Günü’ne özel ücretsiz olarak seyirciyle buluşuyor. İnsanın kendisi var etmesi karşılığında topluma ödemesi gereken diyetin ne olduğunun, ölüm ve yaşam arasında ne kadar hızlı ve bedeli yüksek bir alışverişin döndüğünün şaşırtıcı ve eğlenceli bir anlatımı  “El – Bohem Fikret Mualla.” Gitgide renksizleşen, ışığını kaybetmeye itilen dünyada, kendi aydınlığını içinde taşıyan ve hayata taşıran bir insanın varoluş öyküsüne zaman ve mekan (İstanbul – Paris arasında) sıçramalarıyla tanıklık edeceksiniz. Sanat tarihinde yerini çoktan almış, Türk ressam Fikret Mualla’nın sıra dışı hayatı, dehası ve çılgın yalnızlığının izlerinin sürüldüğü oyunun yazarı Murat Şen. Yönetmen koltuğunda ise Emre Kınay var.  Murat Şen’ in oynadığı tek perdelik oyunun sahne ve kostüm tasarımı H. Sahra Kınay’a ait. 18 Şubat 2013′ten bu yana Hayal Perdesi alternatif oyunlar, çağdaş dans gösterileri ve performanaslara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Mekanın sanat danışmanlığını İstanbul Şehir Tiyatroları sanatçısı Selin İşcan yapıyor.  Not: Yer kapasitesi sınırlı olduğu ve oyun ücretsiz sahnelendiği için rezervasyon yapılması tavsiye edilir. Tarih: 27 Mart Perşembe, Saat: 20.30Adres: Hayal Perdesi Meşelik Sok. No:10 Taksim  (Hayal Kahvesi Beyoğlu)Yazan ve oynayan: Murat ŞenYönetmen: Emre KınaySüre: 60 dk 

Posted in Genel | Tagged , | Leave a comment